İskeçe Müftülüğü Logosu
BATI TRAKYA TÜRK AZINLIĞI
İskeçe Müftülüğü

İSRA VE Mİ’RAC

13-01-2026

İSRA VE Mİ’RAC

 

İSRA VE Mİ’RAC

Değerli Müslüman Türk Kardeşlerim!

İçinde bulunduğumuz mübarek üç aylarda önem ve anlam kazandıran gecelerden biri de Miraç gecesidir. Rahmet-i Rahman’ın bolca tecelli ettiği bu mübarek geceyi 15 Ocak 2026 Perşembe akşamı idrak ediyoruz. Pek çok hikmet, müjde ve hediyelerle dolu olan bu feyizli gecede, İsrâ ve Miraç mucizeleri meydana gelmiştir. Hicretten yaklaşık bir buçuk yıl önce Recep ayının 27’nci gecesinde meydana gelen bu mucizenin iki aşaması vardır. Birinci aşamada Hz. Peygamber (sav) Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya götürülmüştür. Bu aşamaya, gece yürüyüşü anlamına gelen İsrâ ismi verilmiştir. Bu mucizenin ilk bölümünü oluşturan İsra mucizesiyle ilgili Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmuştur: “Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı ne yücedir. Hiç şüphesiz o, layıkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.” (İsrâ, 17/1)

İkinci aşaması ise Hz. Peygamberin Mescid-i Aksâ’dan meleklerin dahi erişemediği “sidretü’l-münteha” denilen makama yükselişi oluşturur. Miraç olarak isimlendirilen bu olay ise hadislerde ayrıntılı bir biçimde anlatılmıştır.

Aziz Kardeşlerim!

Dünya imtihanının bir gereği olarak herkes bir kısım sıkıntılarla karşı karşıya kalır. Bize örnek olması için Peygamber Efendimiz de bir takım sıkıntılarla karşılaşmış, fakat hepsine göğüs germiştir. Bunlardan iki tanesi onu derinden üzmüş ve bu olayların yaşandığı yıla “hüzün yılı” denilmesine neden olmuştur. Peygamberimizin en büyük destekçisi olan eşi Hazret-i Hatice ve onu koruyan amcası Ebu Talib’in kısa süre içerisinde vefat etmesi efendimizi son derece üzmüştür. Peygamberimizin yeni bir umutla gittiği Taif’ten umduğunu bulamaması ve oranın halkı tarafından büyük hakaretlere maruz kalması da onun sabrını zorlayan olaylardan biri olmuştur.

İşte böyle sıkıntılarla dolu bir dönemden sonra Yüce Allah (c.c.) Peygamberini adeta teselli edercesine Miraç mucizesi ile onurlandırmıştır. Peygamberimiz (s.a.v)’in, Yüce Allah’ın huzuruna yükseldiği en manalı ve en büyük mucizelerden biri olan Miraç, Rasûlullahın şahsında insanlığın önüne açılmış sınırsız bir yükseliş ufkudur. Bu yükseliş, İslâm dininin temel direği ve mü’minlere bir Miraç hediyesi olarak sunulan namazla gerçekleşir. Onun içindir ki namaz, mü’minin mi’racı olmuştur. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), Miraç’ta nasıl Yüce Mevlâ ile buluştu ise mü’minler olarak bizler de namazlarımızda vasıtasız ve hiçbir aracıya gerek duymadan Rabbimizin huzuruna çıkar, sadece O’na kulluk etme ve sadece O’ndan yardım isteme fırsatı buluruz. Miracın diğer bir hediyesi de, Bakara Suresi’nin son iki ayetidir. “Amenerrasûlü” diye başlayan ve yatsı namazlarından sonra mihrabiye olarak okunan bu mübarek ayetlerle mü’minlerin inançlarındaki sadakatleri ifade edilmektedir.

Miracın üçüncü hediyesi ise, Hz. Peygamberin ümmetinden, Allah’a şirk koşmayanların affedileceklerinin va’d edilişidir. Öyleyse geliniz, bize sunulan bu fırsatları önemseyerek bu mübarek gecede hediyelerin en güzeli olan cenneti hak edecek işler yapmaya gayret edelim. “Esfeli safilin” olarak isimlendirilecek insanlar değil, Yüceler Yücesi’ne doğru mesafe kat edecek samimi mü’minler olalım. Mi’rac mucizesinin yaşandığı Filistin topraklarında Müslüman kardeşlerimize reva görülen zulmün sona ermesi için hep birlikte dua edelim. İnsani değerleri bir kenara atmış olan dünyanın yeniden hak, hukuk ve ahlâkla tanışması için mücadele edelim. Çocukların ve masum tüm insanların huzurlu bir şekilde yaşayabileceği bir dünya kuralım. Böylece Miraç’tan gelen mutluluğu tüm dünyamıza ulaştıralım. Bu mübarek geceler müminin kendini gözden geçirmesi için önemli fırsat zamanlarıdır. Miraç Kandili, namazla bağımızı güçlendirmek, imanımızı tazelemek ve Allah’ın rahmetine olan umudumuzu diri tutmak için bir vesiledir. Bu mübarek geceyi namaz, tövbe, dua ve infakla ihya edelim.

Aziz Kardeşlerim,

Miraç Kandili arifesinde biz Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’nı maalesef bir daha hayal kırıklığına uğratan bir gelişme yaşandı. Ülkemiz yetkilileri 9 Ocak 2026 tarihinde azınlığımızla ilgili Antlaşmaları yok sayarak ve beklentilerimizin aksine tek taraflı uygulamayla Dimetoka’da bir şahsı müftü tayin etmiştir. Batı Trakya Müslüman Türk’ü olarak irademiz yok sayılarak gerçekleştirilen böyle bir müftü ataması bugüne kadar olduğu gibi, bugün de asla kabul edilemez. Bu haksız uygulama; hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşmadığı gibi, demokratik değerleri ve toplumsal barış zeminini de zedelemektedir. Bir kez daha bize sorulmadan, bizim hakkımızda karar verilmiştir. Bir toplumun vicdanında karşılık bulmayan, dinî ve kültürel hassasiyetlerden kopuk, tek taraflı tasarruflarla yürütülen süreçlerin meşruiyet kazanması mümkün değildir. Müftülük makamı, devletin idari bir tasarrufu değil; Batı Trakya Türk Azınlığı’nın manevi dünyasının, inanç özgürlüğünün ve hür iradesinin doğal bir tezahürü olmalıdır. Buna göre bizler, uluslararası antlaşmalar çerçevesinde, demokratik hak ve hür irademizle seçtiğimiz Müftülerimizin arkasında olduğumuzu vurgulamak isteriz. Şunu da belirtelim ki, böyle yanlış uygulamayla müftü tayini ilk defa yapılmıyor. 1991 yılında da İskeçe’de zamanın İskeçe Valisi tarafından oluşturulan bir heyetle, üç aday arasında en az oyu alan şahıs tayin edilmiştir. Bizler yarım asra yakındır devam eden bu antidemokratik uygulamanın çözümünü beklerken, bu son gelişmeler müftülük sorununun çözümünü yine çıkmaza sokmuştur. Bununla beraber bizler yine de, ülkemiz idarecilerinden bu yanlış tutumundan vazgeçmesini ve Batı Trakya Türk Azınlığı’nın gerek Müftülük sorununu gerekse diğer sorunlarını diyalog yoluyla ve uluslararası antlaşmalar çerçevesinde ele alıp azınlık toplumunun kabul edeceği şekilde en yakın zamanda çözüme kavuşturmasını ümit ve temenni ederiz.

Aziz Cemaat,

İhya ettiğimiz Miraç Kandili vesilesiyle, secdelerimizi çoğaltalım, günahlarla kirlenen kalplerimizi tövbe ve istiğfar ile temizleyelim. Bizi birbirimize düşman eden kötülükleri içimizden söküp atalım. Birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde olduğumuz sürece Allah’ın yardımıyla her zorluğun üstesinden geliriz ki, böylece geleceğimizden emin oluruz.

Bu duygu ve düşüncelerle hepinizin Mi’rac Kandili’ni tebrik ediyor, sağlık ve afiyet içerisinde daha nice kandillere bizi ulaştırması için Yüce Rabbime niyaz ediyorum.

    Mustafa TRAMPA

   İskeçe Müftüsü